...:::İYİ BAYRAMLAR:::...


RAMAZAN


__________________________________________________________________________________
_______________________________________________________________________________________
©RAMAZANYorum (yok) :: Yorum yaz!13/9/2007

Ey Sevgili, En Sevgili (sas)

Ey Sevgili, En Sevgili (sas)
Medeni olduğu iddiasındaki insanların Efendimiz’e olan kabalığı onların olsun, gelin biz Resul-i Ekrem’i (sas) gönüllerimize hakim kılmanın yollarını arayalım. Herşeyimizle, onu anarken yaşaran gözlerimizle tekrar davet edelim kalb sarayımıza O Sultanı.

Hayatı hakkında kulaktan dolma bilgilerle, Ramazan’dan Ramazan’a Müslümanlaşan kanallarda seyrettiğimiz Çağrı filmleriyle onu sevdiğimizi söyleyebilir miyiz? Gelin O’nu daha yakından tanımak için, daha çok kitap okuyalım.

Kötüler kötülerle olsun, gelin biz O’nu sevenlerle beraber olalım. Muhabbet yaşanan bir şeydir, bu duyguyu yaşayanlarla birlikte olup, bu muhabbeti yaşatalım.

Her gün en az 100 defa okuyacağımız salavatlarla, Allah Resulü ile bu sevgi akımını başlatmalıyız. Bir de daha geniş salavatların olduğu evrad ve dua kitaplarını elimizden eksik etmezsek göreceğiz ki Efendimiz’i (sas) daha fazla seviyor olacağız. Rabb’imiz (cc) cümlemizi bu yolda muvaffak etsin. Amin.


__________________________________________________________________________________
_______________________________________________________________________________________
©RAMAZANYorum (yok) :: Yorum yaz!20/10/2006

Kadir Gecesi’nin kadrini bilelim

Kadir Gecesi’nin kadrini bilelim
MELİHA RABİA AYDIN

Kadir Gecesi, Kur’an-ı Kerim’in Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına toptan indirilmiş olduğu gecedir. Cebrail (as), Peygamberimiz’e (sas) ilk vahiy olan Alak Sûresi’nin “İkra! Oku!” emriyle başlayan ilk beş ayetini bu gece getirmiştir. Kadir Gecesi Ramazan’ın 27. gecesi olarak idrak edilmektedir.

Gecelerin en mübarekidir ve “Gecelerin Sultanı” olarak isimlendirilmiştir. Kıyamete kadar yüz milyarlarca insana dünya ve ahirette rehberlik edecek olan bir Kitab’ın yeryüzüne iniş günü ve bunun yıldönümleri elbette ki müstesna bir gündür ve bayramlar, ihtifaller ve merasimlerle kutlanması da gayet isabetlidir. Kur’an’daki “Kadr Suresi” vahyin başlangıcından ve bu gecenin büyük kudsiyet, fazilet ve bereketinden, bu gece kainatı kaplayan İlahi esenlikten bahsetmektedir. Kadir Gecesi, İslam alimleri tarafından üç şekilde yorumlanmıştır: 1.Hüküm Gecesi: Takdir-i İlahide hükmolunmuş işlerin, yahut birçok işlere hükmeden muhkem emirlerin ayırt edildiği gece anlamına gelir. Takdirden maksat, ezeli hükmün açığa çıkmasıdır. Hikmetli işler karara bağlanır. 2. Mevki, Şeref ve Azamet Gecesi: Bin aydan daha hayırlı oluşunu ifade eder. 3. Tazyik (Sıkıştırma, Zorlama) Gecesi: Bu gece inen meleklere yeryüzü dar gelir. Hem Cebrail ilk vahyi getirdiğinde Efendimiz’i üç defa kolları arasına alıp sıkmış, sonra ayetleri bildirmiştir. Kadir Gecesi, Efendimiz’in ümmetine olan aşkın sevgisi sebebiyle yaptığı bir duanın kabul edilmiş halidir, şöyle ki: Fahr-i Kainat Efendimiz’e kendisinden önceki insanların ömürlerinin müddeti veya bu ömürlerden Allah’ın dilediği kadarı gösterildi. Bunun üzerine ‘Başka ümmetlerin uzun ömürleri içinde yapamayacakları amelleri ümmetim kısa ömrü içinde yapmış olsun.’ diye dua etti. Allah da O’na (içinde bu gece bulunmayan) bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini ihsan etti.(Bin ay, 83 yıl, 4 aya denk gelmektedir.) Cenab-ı Hak, Kadir Gecesi’nin Ramazan’ın hangi gecesi olduğunu açıkça bildirmemiştir. Malumdur ki Cenab-ı Hak şu imtihan dünyasında çok mühim şeyleri gizlemiştir. İnsanın ecelini ömrü içinde, veli kullarını insanlar içerisinde ve ism-i azamı esma-i hüsna içinde gizlemiştir. Aynı şekilde cuma günü içinde duaların kabul olacağı icabet saatini, beş vakit namaz içinde salat-ı vustayı, bütün ibadetler içinde Rıza-yı İlahi'yi, zaman içinde kıyameti, hayat içinde ölümü ve Ramazan içinde Kadir Gecesi'ni gizlemiştir. Bediüzzaman, bazı şeylerin bazı şeyler içinde gizlenmesinin hikmetinin, o şeyin diğer fertlerini de kıymetlendirmek olduğunu ve eğer bu gibi özel şeyler açıklanırsa, diğer şeylerin değerden düşeceğini belirtir. Peygamberimiz (sas), bu gecenin Ramazan’ın son on veya yedi günündeki (21, 23, 25, 27) tek gecelerden birisi olduğunu söylemiştir. Ancak 27'inci gecesi olduğunu belirten hadis-i şerifler, ekseri alimler tarafından büyük kabul görmüş ve bütün İslam âlemi de bunu benimsemiştir. Bediüzzaman'ın izahı şöyledir: “27'nci gece leyle-i Kadr olma ihtimali çok kuvvetli olmasından bir kısım müçtehidler, o geceye leyle-i Kadri tahsis etmişler. Hakiki olmasa da, madem ümmet o geceye o nazarla bakıyor. İnşallah hakiki hükmünde kabûle mazhâr olur.” Kadr Sûresi Biz Kur’an’ı Kadir Gecesi indirdik. Bilir misin nedir Kadir Gecesi? Bin aydan daha hayırlıdır Kadir Gecesi. O gece Rablerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner... Artık o gece bir esenlik gider.. tâ tan yeri ağarıncaya kadar. Duhan Sûresi İlk yedi ayetin meal- şerifi: Ha, Mim. Apaçık olan Kitab'a and olsun ki, biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu biz, insanları uyarmaktayız. Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsaniz bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

http://ailem.zaman.com.tr/?hn=1297
__________________________________________________________________________________
_______________________________________________________________________________________
©RAMAZANYorum (yok) :: Yorum yaz!19/10/2006

Oruçla çocuğunuzu sosyal hayata hazırlayabilirsiniz

Oruçla çocuğunuzu sosyal hayata hazırlayabilirsiniz
PSİKOLOG FARİKA ARTIR
Oruçluyken sergilenen güzel davranışlar, evlerinizde verdiğiniz ikramlar, yardımlaşmalar çocuklarınızın ahlâklı olması ve duygusal zekasının gelişmesi açısından önemlidir. Çocuklar yardıma muhtaç fakir insanlar da olduğunu ve her istediklerinin de yapılamayacağını öğrenirler. Anneler babalar çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek isterler. Bu eğitimde en önemli olan ahlâk eğitimidir. İşte içinde bulunduğumuz Ramazan ayı çocukların ahlâk eğitimi ve duygusal zekalarını geliştirmek için en güzel manevi zemini teşkil etmektedir. Allah’ın mükâfatlandırıcı olarak bilinmesini sağlar Çocuklar küçük yaşta dinî duygulara yetişkinlerden daha yatkındırlar. Bu sebeple dinî ve ahlâki eğitimin küçük yaşta başlaması önemlidir. Çocuğun henüz oruç tutmadığı 3-6 yaşlarında ilk sorularıyla birlikte ona oruç hakkında bilgi vermek ve oruçluyken sergilenen güzel davranışlarla örnek olmak, çocuğun da oruç tutmaya başladığı zaman aynı şekilde orucun ahlâki yönden terbiye edici özelliğinden yararlanmasını sağlayacaktır. Çocuğun somut düşündüğü; fakat soyut düşüncelere son derecede yatkın olduğu dönemde oruç tutan kuluna Allah (cc)’ın sevap vereceğini bilmesi; çocuğun Allah-u Teala’yı mükâfatlandırıcı olarak tanımasına da yardımcı olur. Başka insanların duygularını anlamayı sağlar Orucun sağladığı en önemli yararlardan biri, kişinin başka insanların duygularını anlamasını (empati) sağlamasıdır. Empati insanlar arası ilişkilerde çok önemli özelliklerden biridir. Başka insanların yerine kendini koymak duygusal zekânın gelişmesiyle mümkün olmaktadır. Yine kişilik gelişiminin önemli bir aşaması olan “Ben Merkezcilikten” uzaklaşmayı da gerektirir. Çocuklara orucun fakir ve açların halini anlamamızı sağladığını anlatmak gerekir. Bunun için yardıma muhtaç insanlardan bahsetmek yararlı olur. Böylece çocuk, Allah’ın oruç emriyle istediğinin insanların belli bir süre aç kalması değil açların halini anlaması olduğunu anlamaya başlar ve nimetlere şükür etmeyi de öğrenir. Böylece çocukta hem insanlara merhamet, cömertlik ve yardım etme duygusu gelişir hem de Allah’a kendisini daha yakın hisseder. Oruç dürtüleri kontrol etmeyi kolaylaştırır Psikolojik rahatsızlıkların bir kısmında görülen belirtilerden biri de “dürtü kontrol bozukluğu”dur. Oruç, küçük yaşlarda anlamı bilinerek tutulduğu takdirde dürtüleri kontrol etme eğitimi de verir. Normal zamanda açlığa susuzluğa dayanamayan kişilerin oruçluyken açlığa daha kolay dayandıkları, sigara tiryakilerinin bile büyük bir kısmının oruçluyken bağımlılıklarının etkisinde daha az kaldıkları bilinmektedir. Kişinin oruca niyeti, iç salgı bezlerinin çalışmasına etki ederek dürtü, istek ve arzuların kontrolünü; yani sabrı kolaylaştırmaktadır. Azalarına oruç tutturmak davranış eğitimi kazandırır Çocuğa sadece aç kalmak değil kötülüklerden de uzak durmak gerektiğini anlatmak önemlidir. Kötü sözlerden ve davranışlardan uzak durmaya çalışmak, kırıcı konuşmamak, kalp kırmamak, kimseye zarar vermemek oruçlu insanın daha çok önem vermesi gereken özelliklerdir. Çocuğa başka insanların arkasından konuşmanın da oruçlu insana hiç yakışmayan bir davranış olduğunu anlatmak gerekir. Oruçluyken bu hususlara dikkat eden kişi başka zamanlarda da bunu yapma alışkanlığını kazanmaya başlamış olur. Çocuğun dinî arayışına en uygun cevap bu ayda verilir Namaz ve duanın kişinin dinî ve ahlâki gelişimindeki rolü ve önemini hepimiz biliriz. Çocuğun namaza alıştırılması için (özellikle 7 yaşından sonra) Ramazan ayı da en uygun zamandır. Bu ayda çocuklarla birlikte camilerin gezilmesi, büyük çocukların teravih namazı kılmaya götürülmeleri, onların hayatları boyunca unutamayacakları manevi hazlar almalarını sağlamaktadır. Çocuklarımızı iftar davetlerine ya da iftar çadırlarına götürmek veya iftarlara evimize dost, komşu ve akrabaların davet edilmesi de çocukta tanıdıklarla tanışma, kaynaşma ve birlik-beraberlik duygularının gelişmesine ve sosyalleşmeye yardımcı olur. Oruç çocukta yardımlaşma duygusunu kuvvetlendiren bir ibadettir Anne-babaların bir kısmı çocuklarının kendilerinden sürekli bir şeyler istediklerinden ve doyumsuzluklarından şikayet etmektedirler. Çocuk kendisinden daha muhtaç insanların olduğunu bildikçe bu duygularını kontrol etmeyi daha çok öğrenir. Çocuğa anlayabileceği bir şekilde Ramazan ayında verilen fıtr sadakasından bahsetmek yararlı olur. Çocuğun harçlıklarından bir miktarıyla yardıma muhtaç çocuklara bazı hediyeler almasını teşvik etmek için Ramazan ayı en uygun manevi zemini teşkil etmektedir.

http://ailem.zaman.com.tr/?hn=2467
__________________________________________________________________________________
_______________________________________________________________________________________
©RAMAZANYorum (4) :: Yorum yaz!19/10/2006

Hızır olduğunu söylerim!

Hızır olduğunu söylerim!
Ramazan. Cuma günü. Cuma vakti. Cami. Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde. Girenlerin arasında. O... Hızır...

Hızır (as) da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor. Hızır’ın (as) yanına kırklı yaşlarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta... Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak. Hızır (as) adamı dürtükleyerek ‘Uyuyacaksın.’ der. Adam:

- Uyumam, beni rahat bırak. Hızır (as) ses etmez, ancak ezan okundu okunacak, adam ha uyudu ha uyuyacak, bir daha dürtükleyerek; ‘Uyuyacaksın dedim.’ der.

Adam:

- Ben de sana uyumam, beni rahat bırak dedim. Hızır olduğunu söylerim, buradan çıkamazsın. Bu kalabalık sakalında bir tel bırakmaz. Hızır (as) susar ve gözlerini kapar, boynunu büker Allah’a yönelerek:

- Ya Rabbim! Bu nasıl iştir. Bu kulun benim kim olduğumu bildi. Bu nasıl iştir ki bendeki listede bunun ismi yok.

Cevap gelir:

- Sana verilen listede beni sevenlerin isimleri var. O ise benim sevdiklerimden...

http://ailem.zaman.com.tr/?hn=2467
__________________________________________________________________________________
_______________________________________________________________________________________
©RAMAZANYorum (yok) :: Yorum yaz!19/10/2006

Ey mübarek ay doymadık sana!

Ey mübarek ay doymadık sana!
MUSTAFA AYDIN
Ramazan bütün bereketi ve maneviyatıyla geldi; ama kendisi gitti diye o manevi atmosfer de onunla birlikte geçip gitmemeli. Ramazan’da kazandığımız güzel huyları, hoş âdetleri, önümüzdeki günler boyunca devam ettirmeye çalışalım. Allah (cc) bu anlamda hepimize kolaylıklar nasip etsin.

 Ömrümüz gibi her Ramazan da başlangıcında sanki çok uzun geçecekmiş gibi gelir. Ama ömür de Ramazanlar da gelir geçer. Çünkü “sayılı” gündür. Gelecek Ramazan ayına kimlerin ulaşabileceğini bilemiyoruz. Bu sene neşe içinde iftar ettiğimiz, beraber cami cami gezdiğimiz, birlikte Kur’an okuduğumuz dostlarımız, yakınlarımız, belki de bizzat kendimiz acaba bir dahaki Ramazan’a ulaşabilecek miyiz? Bilemiyoruz. Rabıta-i mevt dediğimiz “ölümle her an irtibat” hâli, bir saati bin senelik nafile ibadetten daha hayırlı görülen tefekkürün en önemli mihenk taşını oluşturuyor. Kendi ölümünü ve hesap vereceğini düşünen insanın imanı gaflet içindeki insanlardan daha da kuvvetlidir. Onu kuvvetli kılan da mü’minin teyakkuzudur.

Ahirete iman nasıl billurlaşır?
Hepimiz öldükten sonra dirileceğimize inanıyoruz. Allah’ın bir olduğuna, benzeri olmadığına, onun tövbekâr kulları için “Cemîl”; umursuz ve gamsızcasına günaha dalmış kulları için ise “Celîl” ve “Gafûr” olduğuna iman ediyoruz. Ama bu kadar imanımıza rağmen yine de şaşıp yanılıp günah işleyebiliyor, çevresel faktörler sebebiyle edindiğimiz kötü alışkanlıklarımızdan vazgeçemiyoruz. Aslında bir kişinin ahirete olan imanının sağlamlığı hayırlara ve ibadetlere neşe içinde koşması ya da bir günahla karşılaştığı zaman yıldırım çarpmış gibi ondan ürküp kaçabilmesiyle doğru orantılı.
 Elimiz uzandığında eğer, “Dur! Alma! Ahiret var!”, gözümüz döndüğünde, “Dur, bakma ahiret var!”, dilimiz yanlışa döndüğünde, “Sus, ahiret var!” sesleri benliğimizi hemen kaplayabiliyor, bir salavat getirip tövbe istiğfar edebiliyorsak imanımız yeterince sağlam demektir. Ama bu hali bir kere beceremeyince, lanetlenmiş şeytanın, “Sen bu işi yapamazsın, bak zaten yapamadın!”, ya da beceriverince, “Evet, sen yaptın, zaten en iyisini sen yaparsın, en güzel namazı sen kılarsın, bak başkalarına onlarınki de namaz mı?” sözlerine aldanmamak gerekiyor. Çünkü şeytan bildiğimiz gibi hep soldan yaklaşmıyor. “Sağdan yaklaşması” olarak tanımladığımız, kişiyi ibadetine güvenme, ucb, riya gibi hastalıklara iten teknikleri de var.

Ramazan, 11 aya rehber olsun
Ramazan’a hep “11 Ayın Sultanı” deriz. Peki bu nasıl olacak? Ramazan’daki yaptıklarımız diğer 11 ay için rehber, örnek olmuyorsa, sadece “Ramazan Müslüman’ı” oluveriyorsak bu, ahiret mutluluğu açısından acaba yeterli mi?
 Gelin her bir ayımız Ramazan’dan bir ışık taşısın. Bu ayda ibadetlere daha fazla yöneldik. Gündüzleri tuttuğumuz oruçların yanı sıra Kur’an’lar okuduk ya da dinledik. Fakir fukarayı anladık, memnun ettik. Önümüz kış, günler kısa, hâlâ en azından pazartesi ya da perşembe günleri oruç tutabiliriz. Arkadaşlarımızı teşvik edip, yeni iftar davetlerinde buluşabiliriz. Oruçluyuz diye gıybet, yalan, kötü söz ve beddua gibi kerih şeylerden daha uzak durduk. Artık oruçlu değiliz diye bunlara geri mi döneceğiz! Küskünlükleri, düşmanlıkları ortadan kaldırdık ya da daha fazla önemsemez olduk. Eğer böyleyse ne iyi. “Ah keşke, Ramazan mübarek devam etseydi de bu manevi atmosferi doya doya yaşasaydık.” diyorsak ne mutlu. Ama, “Oh be! İyi ki bitti, şimdi eski programa devam!” diyorsak ne yazık. Demek ki, Ramazan bizim için “Sultan” olamamış, demek ki; Ramazan aslında bizim için hiç gelmemiş. Aslında böyle bile olsa, yine de geç değil, hâlâ tövbe edip, gönlümüzü O’nun (cc) yoluna döndürmek için fırsatımız var. “Ya Rab, kalbimi yoluna döndür, kalbimi Resul’ünün sözüne ve sünnet-i seniyyesine ısındır. Dinî ve dünyevî işleri bana kolay göster. İnsandan ve cinden şeytanların şerrinden beni koru!” diye tövbe edip yardım isteyebiliriz.
Olgun Müslüman’ın hâli, Ramazan ayında nasılsa, Ramazan dışında da aynı ciddiyette olmalıdır. En son bayram namazından çıkıp da, “Haydi cami kardeş, bir dahaki Ramazan’a kadar cumadan cumaya, bayramdan bayrama inşallah görüşürüz!” deyip kaçamayız.

http://ailem.zaman.com.tr/?hn=2467
__________________________________________________________________________________
_______________________________________________________________________________________
©RAMAZANYorum (yok) :: Yorum yaz!17/10/2006

Ramazan ayı çocuklarda ahlâk eğitimi için en uygun zemindir

Ramazan ayı çocuklarda ahlâk eğitimi için en uygun zemindir
FARİKA TEYMUR ARTIR

‘‘Çocuklarıma dinimi nasıl anlatacağım, ahlâkî değerleri nasıl vereceğim?’’ diye endişe eden anne-babalar! Ramazan ayı sizin için en iyi fırsatlardan biri. Anneler babalar çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek isterler. Bu eğitimde en önemli olan ahlâk eğitimidir. İşte içinde bulunduğumuz Ramazan ayı çocukların ahlâk eğitimi ve duygusal zekalarını geliştirmek için en güzel manevî zemini teşkil etmektedir.

Oruç, Allah’ın mükâfatlandırıcı olarak bilinmesini sağlar Çocuklar küçük yaşta dini duygulara yetişkinlerden daha yatkındırlar. Bu sebeple dini ve ahlâki eğitimin küçük yaşta başlaması önemlidir. Çocuğun henüz oruç tutmadığı 3-6 yaşlarında ilk sorularıyla birlikte ona oruç hakkında bilgi vermek ve oruçluyken sergilenen güzel davranışlarla örnek olmak, çocuğun da oruç tutmaya başladığı zaman aynı şekilde orucun ahlâki yönden terbiye edici özelliğinden yararlanmasını sağlayacaktır. Çocuğun somut düşündüğü; fakat soyut düşüncelere son derecede yatkın olduğu dönemde oruç tutan kuluna Allah (cc)’ ın sevap vereceğini bilmesi; çocuğun Allah-u Teala’yı mükafatlandırıcı olarak tanımasına da yardımcı olur. Oruç, insanlara karşı empati duygusunu geliştirir Orucun sağladığı en önemli yararlardan biri, kişinin başka insanların duygularını anlamasını (empati) sağlamasıdır. Empati insanlar arası ilişkilerde çok önemli özelliklerden biridir. Başka insanların yerine kendini koymak duygusal zekanın gelişmesiyle mümkün olmaktadır. Yine kişilik gelişiminin önemli bir aşaması olan “ben merkezcilikten” uzaklaşmayı da gerektirir. Çocuklara orucun fakir ve açların halini anlamamızı sağladığını anlatmak gerekir. Bunun için yardıma muhtaç fakir insanlardan bahsetmek yararlı olur. Böylece çocuk, Allah’ın oruç emriyle istediğinin insanların belli bir süre aç kalması değil açların halini anlaması olduğunu anlamaya başlar ve nimetlere şükür etmeyi de öğrenir. Böylece çocukta hem insanlara merhamet, cömertlik ve yardım etme duygusu gelişir hem de Yaradan’ına kendisini daha yakın hisseder. Azalarına oruç tutturmak davranış eğitimi kazandırır Çocuğa sadece aç kalmak değil kötülüklerden de uzak durmak gerektiğini anlatmak önemlidir. Kötü sözlerden ve davranışlardan uzak durmaya çalışmak, kırıcı konuşmamak, kalp kırmamak, kimseye zarar vermemek oruçlu insanın daha çok önem vermesi gereken özelliklerdir. Mesela hiç kimse kendisinin arkasından konuşulmasını istemez; fakat buna dikkat edemeyenler çoktur. Çocuğa başka insanların arkasından konuşmanın da oruçlu insana hiç yakışmayan bir davranış olduğunu ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden örnekler verilerek anlatmak gerekir. Oruçluyken bu hususlara dikkat eden kişi başka zamanlarda da bunu yapma alışkanlığını kazanmaya başlamış olur. Oruç, çocuğun dinî ve sosyal gelişimine katkıda bulunur Namaz ve duanın kişinin dini ve ahlaki gelişimindeki rolü ve önemini hepimiz biliriz. Çocuğun namaza alıştırılması için (özellikle 7 yaşından sonra) Ramazan ayı da en uygun zamandır. Bu ayda çocuklarla birlikte camilerin gezilmesi, büyük çocukların teravih namazı kılmaya götürülmeleri, onların hayatları boyunca unutamayacakları manevi hazlar almalarını sağlamaktadır. Çocuklarımızı iftar davetlerine ya da iftar çadırlarına götürmek veya iftarlara evimize dost, komşu ve akrabaların davet edilmesi de çocukta tanıdıklarla tanışma kaynaşma ve birlik-beraberlik duygularının gelişmesine ve sosyalleşmeye yardımcı olur. Yardımlaşma duygusunu Kuvvetlendirir Anne babaların bir kısmı çocuklarının kendilerinden sürekli bir şeyler istediklerinden ve doyumsuzluklarından şikayet etmektedirler. Çocuk kendisinden daha muhtaç insanların olduğunu bildikçe bu duygularını kontrol etmeyi daha çok öğrenir. Çocuğa anlayabileceği bir şekilde Ramazan ayında verilen fıtr sadakasından bahsetmek yararlı olur. Çocuğun harçlıklarından bir miktarıyla yardıma muhtaç çocuklara bazı hediyeler almasını teşvik etmek için Ramazan ayı en uygun manevi zemini teşkil etmektedir. Oruç, dürtüleri kontrol etmeyi kolaylaştırır Psikolojik rahatsızlıkların bir kısmında görülen belirtilerden biri de “dürtü kontrol bozukluğu”dur. Oruç küçük yaşlarda anlamı bilinerek tutulduğu takdirde dürtüleri kontrol etme eğitimi de verir. Normal zamanda açlığa susuzluğa dayanamayan kişilerin oruçluyken açlığa daha kolay dayandıkları, sigara tiryakilerinin bile büyük bir kısmının oruçluyken bağımlılıklarının etkisinde daha az kaldıkları bilinmektedir. Kişinin oruca niyeti, iç salgı bezlerinin çalışmasına etki ederek dürtü, istek ve arzuların kontrolünü yani sabır etmeyi kolaylaştırmaktadır. PSİKOLOG FARİKA TEYMUR ARTIR

http://ailem.zaman.com.tr/?hn=2467
__________________________________________________________________________________
_______________________________________________________________________________________
©RAMAZANYorum (yok) :: Yorum yaz!12/10/2006
Sayfa Toplam:3
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
Tasarim© ynsm2006




isLamList.Net  || Musluman Bir Neslin Secimi ||