Yaz aylarında tüketilen gıdalar hem yazı daha sağlıklı geçirmek hem de ideal kiloyu korumak açısından önemlidir. Ayrıca yaz aylarında tükettiğimiz meyve-sebzeler başta kanser, kalp ve sindirim sistemi hastalıklarının önlenmesinde, kan şekerinin düzenlenmesinde, kabızlığın engellenmesinde önemli rol oynamaktadır.
Yazın kalp hastalıklarının önlenmesinde çok önemli role sahip antioksidanlardan zengin meyve ve sebzelerin tüketilmesine de özen göstermeliyiz. Yeşil biber, maydanoz, çilek, erikte bol miktarda bulunan C vitamini, yumurta, süt ve türevleri, havuç, kayısı gibi besinlerde bulunan A vitamini ve tahin, kuru baklagil, fındık, badem gibi yağlı tohumlarda bol miktarda bulunan E vitamini antioksidandırlar. Bu gıdalar sıkça tüketildiğinde damar sertliğini, yani damarlardaki kireçlenmeyi önlemektedir. Örneğin, kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyucu özelliği olan siyah üzümün bol bol tüketilmesini öneriyoruz.
* Kızartmalar, aşırı yağlı gıdalar, sakatatlar yerine; ızgara, buğulama, haşlama olarak hazırlanmış, yağı alınmış etler tercih edilmelidir.
* Bağışıklık sistemi ve zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırmada görevli omega-3 yağ asitlerini içeren balık haftada iki kez tüketilmelidir.
* Kışa göre tabaklardaki yemek porsiyonları daha küçük olmalıdır.
* Kan şekerinin hızla yükselip hızla düşmesine sebep olan yağlı, şekerli, ağır tatlılar yerine dondurma veya sütlü tatlılar tüketilmelidir.
* Serinlemek için çok tüketilen gazlı, şekerli, kafein içeren içecekler yerine taze sıkılmış meyve suyu, soda ve bol su içilmelidir.
Yazın ne kadar sıvı alınmalıdır?
Vücuttan ter yoluyla; sıvı, potasyum ve sodyum gibi birçok mineraller sürekli atılır. Sıcakların etkisiyle vücutta fazla su kaybı meydana gelmesi sonucunda bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri bile baş gösterebilir. Özellikle yaz aylarında terleme ile artan sıvı kaybını karşılamak amacıyla günde 2,5-3 lt su içilmelidir.
PROF. DR. BAHATTİN ADAM KONYA VAKIF HASTANESİ BAŞHEKİMİ
Masaj uygulanan bebeklerde stres hormonu olarak da bilinen kortizol seviyesi, masaj uygulanmayanlara göre daha düşük seviyede olur. Bebeklerin daha iyi uyuması ve rahatlatılabilmesinin yollarını arayan anne babalar için bebek masajı çok faydalıdır.
Bebek masajı anne ve bebeğin birbirleri ile tanışıp ilişkiyi başlatma ve geliştirmesi için önemli bir role sahiptir. Yeni doğan bebeklerinin geceleri uyumasını sağlamak isteyen anne babalar onlara masaj yapmayı denemeliler.
Yapılan araştırmalar sonucu, masajın bebeklerdeki stres seviyesini beşikte sallanmak kadar iyi azalttığı; daha iyi uyumalara ve daha az ağlamalara yararı olduğu biliniyor. Aynı zamanda masaj anne-baba ve bebek arasındaki bağları geliştirip kuvvetlendirebilir. Araştırmalar sonucu masajın doğum sonrası depresyonu olan annelerle bebekleri arasındaki ilişki ve yakınlığı daha iyi şekillendirdiği de anlaşılıyor. Bebek masajı, bebeğin gözlerinin içine yumuşakça bakarken vücuduna, baştan ayak ucuna kadar hafifçe dokunmayı gerektiriyor. Ve uygulanan basınç çok nazik olmalı ve basit bir dokunmadan, cilt yüzeyi altındaki kasların hafifçe hareketine kadar değişik şekillerde olmalıdır.
MASAJ UYGULARKEN:
* 15 dakika süreyle rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortamda olduğunuzdan emin olun. Rahat bir ortam için ve ikinizi de gevşetmek için hafif bir müzik çalın.
* Odanın ılık olmasına ve masaj süresince de böyle kalmasına özen gösterin. Bebeğinizi yatıracağınız yumuşak bir yüzey hazırlayın. Temiz bir altbezi ve yumuşak bir havlu masaj süresince hazır bulundurmalısınız. Masajı banyo sonrası bebek çıplakken yapmak en doğrusudur; ancak bunun yanı sıra size uygun olan başka bir zamanda da yapılabilir.
* Bebeğe masaj yapılırken çok fazla şeye gerek yoktur. Yumuşak formüllü bir bebek yağı kullanılırsa, masaj sırasında sürtünme dolayısıyla bebeğin derisi zedelenmez. Herhangi bir lezyon oluşursa masaja ara verin.
* Ellerinizin bebeğin derisi üzerinde kaymasını sağlayacak kadar yağ kullanın. Önce hafif dokunuşlarla başlayın ve daha sonra bebeğiniz masaja alıştıkça hafifçe bastırarak masajı sürdürün.
* Bebeğinizin daha da rahatlamasını sağlamak için, onun dikkatini bedeninin bir noktasına toplamasını sağlayın ve ona nasıl davranacağını öğretin. Örneğin bir kolunu tutun. Kolu hafifçe sallarken ona “rahatla” deyin ve gülümseyin. Bu, bebeğin dikkatini kendi vücudu üzerinde yoğunlaştırmasını ve rahatlamasını sağlar.
DR. HAMZA YAZGAN, SEMA HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI
Yeme alışkanlığınızı değiştirmek için kendinize 16 hafta süre tanıyın
PROF. DR. BAHATTİN ADAM
Hatalı davranışların hepsini bir anda düzeltmeye kalkışmak hata olur. Zaten böyle bir şeyi asla başaramazsınız. Vazgeçemediğiniz alışkanlıklardan kurtulmak için bir diyetisyen ile görüşmenizde yarar var. Kendinize, en az 16 hafta süre tanıyın. Değiştirdiğiniz davranışların kişiliğinizin bir parçası olabilmesi için 1 yıl geçmesi gerekebilir. Kısacası, belirli bir sürede kilo verirsiniz. Fakat en az bir yıl kilo almamak için yeni beslenme alışkanlıklarının yaşam şekli haline getirilmesi şart. Aksi halde çok geçmeden başladığınız yere geri dönersiniz.
***
Modaya uyup diyete başlamayın
Garip bir dünyada yaşıyoruz. Bir taraftan açlıktan diğer taraftan aşırı beslenmeden hastalanan ya da ölen insanlar. İnsanlar para harcayarak şişmanlıyorlar. Daha sonra para harcayarak zayıflamaya çalışıyorlar. Zayıflama modasına uyarak, sadece şık görünmek için, aç kalarak veya aşırı egzersiz yaparak kilo vermek yanlıştır. Fazla kiloları, hastalıklara davetiye çıkardıkları için vermeliyiz. Ancak geçici bir hevesle, aç kalarak veya aşırı egzersizler yaparak değil. Kilo vermek isteyen birçok şişman birey, düşük kalorili diyet ve yoğun egzersiz yardımıyla arzuladığı kiloya kavuşabilir. Ancak bir süre sonra eski alışkanlıklara geri dönüldüğü için verilen kilolar, fazlasıyla geri alınır. O zaman ne yapmalıyız? Zayıflamak ve sağlıklı kalmak için gerekli olan ideal kiloda kalmanın formülü yeme davranışımızı değiştirmektir. Hem de masrafsız bir yol. Bu yöntemde amaç, ne yediğimiz değil, nasıl yediğimizi bilmemizdir. Bu yöntemin esası çok basit. İşe yemek yeme ve egzersizlerle ilgili davranışlarınızı tespit ederek başlayınız. Tarafsız bir gözle kendinizi eleştirirseniz, hatalarınızı anlayıp bunlardan vazgeçmek için önlem alabilirsiniz.
||||| YANLIŞLAR |||||
1. Çok fazla veya hızlı yemek
2. Büyük lokma almak
3. Az çiğnemek
4. Su içmemek
5. Sürekli öğün atlamak
6. Öğünler arasında bir şeyler atıştırmak
7. Yemek yerken TV seyretmek
8. Akşam yemeğini geç bir saatte yemek
9. Yatıncaya kadar bir şeyler atıştırmak
10. Yemekte kaşık ve çatalı hiç bırakmamak
***
||||| DOĞRULAR |||||
1. Yemeğinizi yavaş ve küçük lokmalarla yiyin
2. Günde en az bir buçuk litre su için
3. Öğün atlamayın ve üç ana öğün, üç ara öğün planını uygulayın
4. Akşam yemeğini uykudan 3-4 saat önce yiyin
5. Göz önünde yiyecek bulundurmayın
6. Yemekler için küçük, salatalar için büyük tabak kullanın
7. Yemeğiniz bitince sofradan hemen kalkın
8. Etli yemeklere yağ koymayın, yağa dikkat edin
PROF. DR. BAHATTİN ADAM, KONYA VAKIF HASTANESİ BAŞHEKİMİ
Hamile bayanların birçoğu seyahat etmekten kaçınırlar. Peki hangi durumlarda seyahat edilebilir, hangi durumlarda seyahat edilemez? Aradığınız tüm cevaplar bu yazıda.
Hamilelikte seyahat etmek için en uygun dönem 14 ile 28. haftalar arası. Hamilelikte seyahat genellikle bir sorun oluşturmuyor. Ancak uzun seyahatler yorucu olabiliyor. İlk üç ay içinde mide bulantısı, kusma, sık idrara gitme, yorgunluk gibi şikâyetler nedeniyle hamile bayanlar seyahatte rahatsız olabilir. Uzun bir seyahate çıkacak hamile bayanlar ise ikinci trimestr denen 4-5 ve 6. ayları tercih etmelidir.
***
UÇAK YOLCULUKLARI HANGİ DURUMLARDA ÖNERİLMİYOR?
Uçak yolculuklarında doktorunuz öneriyorsa hamileliğin 8. ayına kadar hiçbir sakınca bulunmuyor. Tabii ki bazı durumlarda uçak yolculuğu tavsiye edilmiyor. Eğer şu durumlar varsa yolculuk tavsiye edilmez: İkiz ya da çoğul hamileliklerde. Daha önce düşük yapmış hamilelerde. Kalp-damar hastalığı olan hamilelerde.
***
UÇAK YOLCULUĞU YAPACAK HAMİLE HANIMLAR NELERE DİKKAT ETMELİ?
* Uçağa biniş sırasında sorun yaşamamak ve hatta uçuşu kaçırmamak için doktorunuzdan “uçak yolculuğu yapmanızda bir sakınca olmadığı”na dair bir rapor alıp bunu tüm uçuşlarınız sırasında yanınızda taşımanız uygun bir davranış olacaktır.
* Uçakta hareketsiz durmamanızda yarar vardır. Uçakta zaman zaman küçük yürüyüşlere çıkın.
* Koridor tarafı hareket kolaylığı sağlayacaktır.
* Uçaktaki kabin basıncı ayaklarınızda şişmeye de neden olabilir, bu nedenle rahat bir ayakkabı giymeniz rahatlamanıza yardımcı olacaktır.
* Hava yolculukları su kaybına sebep olur; bu nedenle yeterli miktarda sıvı tüketmelisiniz.
* Bel ağrısına karşı yanınıza yastık almanızda fayda var.
* Özellikle uzun yolculuklarda tuvalet ihtiyacı ve uzun süre oturmanın zararlarından korunmak için sık aralıklarla mola vermek gerekir. Otobüs ve tren yolculuklarında, uzun süre oturmak kan dolaşımını etkiler. Bu yüzden her 2 saatte bir, koridorda yürünmesi gerekir.
Hamilelere yolculuk tavsiyeleri
* Sizi rahatsız etmeyecek, pamuklu, sentetik olmayan kıyafetler giyin.
* Elinizi yıkayamayabileceğiniz için antibakteriyel el bezleri, kolonyalı mendil bulundurun.
* Uzun yolculuklarda sık sık kısa molalar verin, kısa yürüyüşler yapın.
* Yolculuklarda ayakların şişme ihtimaline karşı rahat topuksuz ayakkabılar giyin.
* Yurtdışına çıkacaksanız, doktorunuzla görüşün, aşı yaptırmanız gerekiyorsa yaptırın. Sıtma, kolera, tifo, sarılık gibi bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu ülkelere gitmeyi hamilelik sonrasına erteleyin.
Hamile bayanlar araba kullanabilir mi?
Hamile bayanların araba kullanmalarında sakınca yok. Emniyet kemeri kullanımı çok önemlidir. Karnın üstüne takılan bir emniyet kemeri bebek ve anne için kaza anında tehlikelidir. Bu nedenle, en güvenli emniyet kemeri karın altından ve göğüs arasından geçmelidir.
Hamileliğin son aylarına gelindiğinde, karın büyüdüğü ve direksiyona daha yakın olduğu için, kaza durumunda direksiyona çarpma bebek açısından riskli olabiliyor. Trafiğin yoğun olduğu zamanlarda araba kullanmak, hem yorucu olduğundan hem de mola verme imkanı olmadığından tavsiye edilmiyor. Araba ile yolculuk yapacak hamile bayanların koltuklarını hava yastıklarından mümkün olduğunca uzağa çekmeleri öneriliyor.
DR. GÜLNİHAL BÜLBÜL, SEMA HASTANESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI
Bebeğiniz... Gebelik aşağı yukarı 40 hafta sürer. Gebelik takip edilirken gebelik haftasının hesaplanması son adet tarihinin ilk gününe göre yapılır. Gebeliğin yaşını belirleyen, döllenmiş olan yumurta hücresinin gelişimidir. Döllenecek olan yumurta, son adet tarihinin ilk gününde gelişmeye başlar ve çatlama sonrasında yumurta kanallarına atılır ve burada sperm ile döllenir.
Son adet tarihinin ilk gününden itibaren yeni bir yumurta hücresi gelişmeye başlar ve bu yumurtlama zamanında yumurta kesesi çatlayarak yumurta kanallarına atılır. Bu yumurta hücresinin hafta olarak yaşı gebelik haftası olarak kabul edilir.
***
Siz... İdeal bir gebelik geçirebilmek ve ideal bir ebevyn olabilmek için gebelik zamanlaması ayarlanabilmelidir. Gebeliğin planlandığı zamana göre önceden tedbirler alınmalıdır. Özellikle alkol ve sigara gibi maddelerin kullanımı kesilmeli ve çalışma ortamında maruz kalınan olası zararlı ortamlardan da kendini korumalıdır. Ayrıca aileden gelen hemofili, kistik fibroz, kan uyuşmazlığı gibi durumların gebelik öncesinde bir uzman yardımıyla tespit edilmesi ve bebeği etkileyebilecek olası koşulların ortadan kaldırılmaya çalışılması gerekmektedir.
2. Hafta
Bebeğiniz... Bu arada döllenmiş yumurtanın yerleşeceği ve gelişerek büyüyeceği tabaka olan rahim içindeki endometrium bölgesi gebeliğe uygun bir şekilde kalınlaşmaya devam etmektedir.
Eğer gebelik gerçekleşmez ve döllenen yumurta rahim içi tabaka tarafından tutulmaz ise adet kanaması ile birlikte atılır.
Sperm yumurtanın içine girdikten sonra, spermin 23’er kromozomluk genetik materyalleri birleşir ve 46 kromozomluk bir hücre oluşur. Eğer yumurtaya girmeyi başaran sperm X kromozomu taşıyorsa oluşacak bebeğin cinsiyeti kız, Y taşıyorsa erkek olur.
Gebe kalmanın en ideal yolu, eşlerin düzenli olarak haftada en az iki kez ilişkiye girmeleridir.
***
Siz... Kadınlar yumurtlama günlerini sağ ya da sol kasıklarındaki kısa süreli ağrıdan, vücut ısısının yaklaşık 1 derecelik artışından ya da bir doktor yardımı ile tespit etmeleri mümkündür. Gebeliğin gerçekleşmesi için yumurtlamadan sonraki yumurta hücresinin spermle döllenmesi gerekir. Yumurtanın etrafını çok sayıda sperm hücresi sarar; fakat bunlardan yalnızca bir tanesi içine girmeyi başarabilir.
Bebeğiniz... Bebeğin boyu 31-42 mm ve ağırlığı yaklaşık 5 gramdır. Bu haftadan itibaren bebek daha çok küçük bir insan formunu almaya başlamıştır. Bebeğin beyin gelişimi de devam etmektedir. Bebeğin kalbi de oluşumunu tamamlamıştır. Dış cinsel organlar henüz görülmemekle birlikte erkek bebeklerde testisler testesteron üretmeye başlamıştır. Böbrekler idrar üretmeye başlar ve üretilen bu idrar, amnios kesesi içine boşalarak sıvının kalıcılığını sağlar.
***
Siz... Bu haftalarda varis, ayaklarda aşırı şişme gibi durumlar ortaya çıkabilir. İki saatte bir ayağa kalkmalı ve en az 10 dakika dolaşmalısınız. Hormonların etkisiyle bazı gebelerde sinirlilik, huzursuzluk, keyifsizlik gibi sıkıntılar gelişebilir. Gebelikte kan miktarı % 40-50 oranında artış gösterir. Kilo artışı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Gebelikte alınacak toplam kilonun en önemli belirleyicisi gebelik öncesi kilodur. Gebelik süresince kesinlikle asla diyet yapılmamalıdır. Normal şartlarda bir anne adayının ortalama 12,5-17,5 kilo alması gerekir.
11. Hafta
Bebeğiniz... Bu haftada bebek artık embryonik gelişimini tamamlayarak fetus adını alacak büyüklüğe erişmiştir. Kulaklar baştaki yerini almaya başlamıştır. Bu haftada baş, gövdeden daha büyüktür.
***
Siz... Rahmin genişlemesi ile birlikte vücudun ağırlık merkezi öne doğru kayar. Annenin vücudundaki bu değişim bel ağrısı şikayetlerine yol açar.
11-12. haftalar arasında ikili test denilen bebeğin ultrasonda ense kalınlığı ölçümü ve anne kanından ölçülen değerler ile bebekte oluşabilecek doğuştan kromozamal bozukluklar hakkında risk hesaplamaları yapılır.
12. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğin boyu yaklaşık 61 mm ve ağırlığı yaklaşık 9-13 gramdır. Bebeğin tüm organları oluşumunu tamamlamış ve hacim olarak büyümeye başlamıştır. Bebeğin yüzü çok daha fazla insana benzemektedir. Bebek tarafından henüz kontrol edilemeyen kas hareketleri gelişmektedir. El ve ayaklarda tırnaklar ortaya çıkmıştır. Saç ve tırnaklar uzamaya başlar. Barsaklarda hareket başlamıştır.
***
Siz... Hamilelik döneminde büyüyen rahim mesaneye baskı yapmaktadır. Bu da baskı hissine ve sık idrara çıkmaya neden olur. Bu haftada rahmin yükselmesi ile sık idrara çıkma ve baskı hissi yok olmaktadır. Fakat gebeliğin son döneminde tekrar görülecektir.
Bu haftalarda artan kan hacminden dolayı baş ağrısı şikayetleri çok sık olmaya başlar. Bu haftaya kadar yaşanan en sık şikayetler bulantılar ve yorgunluk hissi bu haftadan itibaren azalmaya başlar.
GEBELİK TAKİP TAKVİMİ
Gebelik haftası * Gebelik öncesi * 4-14. hafta * 10-14. hafta
* Karyogram (Eşlerin kromozom tahlili): Ailede genetik problem varsa bu yönde araştırma
* 2 ay folik asit tedavisi
***
4-14. haftada neler yapılır?
* Anne baba adayının sağlık kontrolü
* Ultrason (USG)
* Gerekirse BHCG
* Gebelik kesesi testi
* Kalp atışlarının tespiti
***
10-14. haftada neler yapılır?
* Ense kalınlığı ölçümü
Gebeliğin ikinci yarısında 13. ile 24. haftalar arasındaki bebek artık düşük tehlikesini atlatmış ve olgun bir bebek olma yolundaki adımlarını atmaya başlamıştır. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde geçiren bebeklerin doğuştan sakatlık olasılığı kalmamıştır. Artık bebek bu aşamadan sonra normal gelişimini tamamlamaya başlayacaktır. Gebeliğin sağlıklı sürebilmesi için bu dönemde bebeğin yakın takipte olması gerekir. Gebelik sürecinde kadın doğum uzmanlarının bebeğin doğuştan sakatlık problemine sahip olup olmayacağı konusunda kesin tanının konulduğu dönemdir. Bu tespitin yapılabilmesi için bu dönemde üçlü test ve gerekli görüldüğü takdirde amniyosentez yapılması ayrıca ikinci düzey ultrasonografinin çekilmesi gerekmektedir.
13. Hafta
Bebeğiniz... Bu ayda bebeğinizin göz kapakları oluşmuştur ancak 4. aya kadar kapalı kalacaktır. Bebeğiniz parmağını ağzına almaya başlayabilir. Gözleri kafasının yan tarafından ortaya doğru kaymaya başlamış ve kulakları normal yerine doğru hareketlenmeye başlamıştır. Boyu 65-68 mm, ağırlığı ise yaklaşık olarak 14-20 gr civarındadır.
***
Siz... Salgılanan gebelik hormonları ile cildinizde birtakım değişiklikler olabilir. Genelde yüz ve boyunda lekeler ile karşılaşılabilir. Özellikle sabahları karşılaşılan sıkıntılar (mide bulantısı gibi) yakında sona erecek, gebelik belirtileri artarak düşük riski azalacaktır. Rahmin büyümesine bağlı olarak hafif bir kasık ağrısı hissetmek normaldir.
14. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğinizin boyu 80-113 mm, ağırlığı ise 25 gr civarındadır. Şimdi yüzü daha fazla gelişmiş olup, yanakları ve burnu görülebilmektedir. Artık bebek kafasını dik tutabiliyor, el ve kollarını hareket ettirebiliyor. Bebeğinizin parmak izi bu hafta gelişmeye başlayacaktır. Bu hafta bebeğinizin iç organları için önemli bir haftadır. Trioid bezi gelişerek hormon üretmeye başlamakta ve erkeklerde prostat bezi görülmekte, kızlarda ise yumurtalıklar oluşmaya başlamaktadır.
***
Siz... Gebeliğinizin en keyifli olan ikinci üç aylık dönemindesiniz. Kendinizi daha enerjik hissedeceksiniz. Rahminiz gün be gün büyüyecek. Rahmin büyümesinden ve progesteron hormonunun gevşetici etkisinden mide sıvınız yemek borunuza kaçarak yanmalara sebep olabilecektir. Gebeliğin bu döneminde ilk dönemlerinde kaybettiğiniz cinsel dürtüleriniz yeniden başlayacak.
15. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğin cildi o kadar incedir ki kan damarları görülebilmektedir. Bebeğinizin kaşları ve saçları çıkmaya başlamaktadır. Bebeğinizin hareketliliği ve esnekliliği artmaktadır. Ellerini açıp kapatabilmekte ve elini yumruk yapabilmektedir. Kemik gelişimi hızla sürmektedir.
***
Siz... Gebelik kıyafetleri almanın zamanı geldi! Bu kıyafetler ile daha rahat edeceksiniz. Elinizi karnınızda tuttuğunuzda rahminizi bir top gibi hissedebilirsiniz. Gebeliğin ikinci üç aylık dönemi, tatil için en uygun dönemdir. Göğüslerinizden sıvı gelişi olabilir, bu haftalarda normal bir belirtidir.
Bebeğiniz... Bebeğinizin boyu 108-116 mm, ağırlığı ise yaklaşık 80 grama ulaşmıştır. Yüz kaslarının gelişmesinden dolayı ağzını açıp kapatabilmekte ve göz kapaklarını oynatabilmektedir. Gözleri ve kulakları artık normal yerindedir. Bebeğin bağırsaklarında fötal dışkı birikmektedir. Göbek kordonu sistemi olgunlaşmış ve bebeğin eşi olan plesenta bebekle eşdeğer büyüklükte olmuştur. Bebekte solunum hareketi ve ışığa karşı refleks ortaya çıkmaya başlar. Bebeğin cinsiyetini ultrason ile tespit etmek mümkün olabilir.
***
Siz... Rahminizin bebek ve plesenta ile beraber büyümesi ile amniyo sıvısı da artmaktadır. Bu haftada üçlü tarama testi de (down sendromu) yapılmalıdır.
17. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğiniz hızlı bir büyüme sürecine girmiştir. Bebeğin tüm organ sistemleri çalışmakta ve içinde bulunduğu sıvıyı ciğerlerine çekerek nefes alıp verme sistemini oluşturmaktadır. Bebek cilt altında yağ depolayarak daha sonraki hayatında ısı dengesini sağlamak için hazırlık yapmaktadır.
***
Siz... Kalbiniz yüzde 40 daha fazla bir kan basıncı ile karşı karşıya kalabilmekte ve ince damarlardan daha fazla kan pompalamaya çalışmaktadır. Bu nedenle bazen burun kanaması normal olabilmektedir.
18. Hafta
Bebeğiniz... Bebek bu hafta 12,5-14 cm boyunda ve yaklaşık 150 gram ağırlığındadır. Kemik gelişimi devam etmekte ve sertliği artmaktadır. Bebek bu dönemde farklı uyku pozisyonları belirler. Bebeğinizin hareketlerini bu haftalardan itibaren hissetmeye başlayabilirsiniz. Ve bebeğiniz dış dünyadan gelebilecek etkilere karşı bu haftadan itibaren duyarlı olacaktır.
***
Siz... Artık gebe olduğunuz dışarıdan da çok net anlaşılmaktadır. Düz kaslardaki gevşemelere bağlı olarak da ani tansiyon düşmeleri görülebilir. Karnınızın genişlemesinden dolayı kan damarlarına yapılan baskı sonucu bu haftalarda hemoroid şikayetleriniz olabilir.
19. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğiniz bu haftada 13-15 cm boyunda ve yaklaşık 200 gram ağırlığındadır. Bebeğinizin beyninin gelişmeye başlaması en önemli gelişmedir. Bebeğinizin kalıcı dişleri, süt dişlerinin arkasında belirmeye başlar.
***
Siz... Rahminizin büyümesi ve kilonuzdaki artıştan dolayı vücudunuzun duruş şekli bozulacak ve uyku pozisyonunuz değişecektir. Daha çok yastıkla kendinizi desteklemeniz faydalı olacaktır. Göğüs uçlarının büyümesi ve renklerinin koyulaşması bu haftalarda normaldir.
20. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğiniz bu haftada yaklaşık 14-16 cm boyunda ve yaklaşık 260 gram ağırlığındadır. Bebeğin koku, tat ve işitme duyuları aktif olmaya başlamakta ve vücudunu kaplayan tüyler özellikle yüz ve boyun çevresinde toplanmaya başlamaktadır.
***
Siz... Rahminizin genişlemesinden dolayı ciğerlerinize, midenize ve böbreklerinize bir baskı olacaktır. Bu sebeplerden dolayı nefes almanızda güçlük yaşayabilir ve idrara sık çıkabilirsiniz. Bel bölgenizde baskı hissedebilirsiniz. Vücudunuzda kahverengi ya da kırmızı çizgiler, şeritler oluşabilir.
21. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğin boyu 18 cm ve ağırlığı yaklaşık 300 gramdır. Bebeğinizin kırmızı kan hücreleri üretilmeye başlandı ve dilindeki tad alma duyusu gelişimine devam ediyor. Önemli gelişmelerden biri de kalp kasının güçlenmesidir.
***
Siz... Kilonuz bu haftadan sonraki 10 hafta içinde hızla artar. İştahınızda bir artma olabilir ve metabolizmayı desteklemek için günlük ekstra 500 kalori daha almaya ihtiyacınız olabilir. Tek çeşit yiyecekler değil, çeşitli gıdalar ile beslenmek ve kilo yapıcı besinlerden kaçınmak gerekir. Gün içerisinde ayaklarınızda ve bileklerinizde şişme görülebilir. Bol su içmek ve iki saatten fazla ayakta kalmamak faydalı olabilir. Eğer başlanmadıysa bu hafta itibarıyla demir alımı faydalı olabilir.
Bebeğiniz... Bebeğin boyu 19 cm ve ağırlığı yaklaşık 350 gramdır. Bebeğiniz bu dönemde sizden gelecek seslere tepki vermeye başlayabilir. Beynindeki gelişim ve dokunma hissinin gelişmesi ile bebeğiniz artık vücudunu ve çevresini öğrenmeye başlamıştır. Elini ağzına götürebilir, bacaklarını tutabilir. Bu öğrenme süreci doğum sonrasında da devam edebilir.
***
Siz... Bu hafta da artan kan miktarınızdan dolayı kanınızın sıvılaşması ve fizyolojik anemi gelişebilir. Yapılacak bir kan sayımı ile tespit edilebilir. Bu durum normaldir. Demir alımı ile ciddi bir anemiden kurtulmak mümkündür. Karnınızdaki büyümeden dolayı beliniz içeri doğru genişleyebilir ve vücudun denge merkezi kayabilir. Dengenizi sağlamakta güçlük çekebilirsiniz. Bu dönemlerde bel ağrısı hissetmeniz normaldir. Topuklu ayakkabı giymekten kaçınılmalıdır.
23. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğin boyu 20 cm ve yaklaşık ağırlığı 450 gramdır. Artık tamamen küçük bir insan görünümünde olan bebeğiniz sizi duyabilmektedir. Ve artık hareketleri de dışarıdan görülebilir hale gelmiştir. Gözleri tamamen gelişmiş olmasına rağmen göz rengi belli değildir. Bebeğinizin pankreası, insülin salgılamaya başlamıştır.
***
Siz... Yavaş ve sürekli olan kilo artışı devam etmektedir. Bacaklarınıza kramp girmesi bu haftalarda normaldir. Kalsiyum ve magnezyum alımı krampları azaltacaktır. Bebeğiniz karnınızda takla atıyormuş gibi hissedebilirsiniz.
24. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğin boyu yaklaşık 21 cm ve ağırlığı yaklaşık 530 gramdır. Bu haftalarda erken doğan bebekler, yoğun bakım ortamında yaşatılabilmektedir. Ancak önemli olan bu dönemde erken doğan bebeklerin görme, işitme ve zihinsel gelişimlerinin nasıl etkileneceği bilinmemektedir. Bu haftalarda bebeğin akciğerlerdeki damar yapıları olgunlaşmakta ve hemen tüm organları fonksiyonlarını yerine getirebilmektedir.
***
Siz... Bu dönemlerde hormonların etkisi ile birtakım diş eti rahatsızlıkları görülebilir. Diş eti kanamaları artabilir. Daha ileri boyutlarda diş dökülmesi görülebilir. Yine gebeliğe bağlı olarak gelişen şeker hastalığının araştırılması için bu haftalarda yapılması gereken şeker tarama testi vardır. Doktorunuzdan erken doğum ile ilgili belirtilerin neler olduğu ve ne yapılması hakkında bilgiler almanızda fayda vardır.
Gebeliğin üçüncü yarısında Bu dönem bebeğin son gelişimini sağladığı üç aydır. Dış dünyadaki hayatını sürdürebilmesi için gelişiminin tamamlandığı önemli ve son dönemdir. Özellikle bu dönemde akciğerlerin gelişimini tamamlaması bebek için hayati önem sağlamaktadır. Ayrıca bu dönemde rahim içindeki bebek beslenmesini sağlaması ve gelişimini tamamlaması sebebiyle anne kendisinin ve dolayısıyla bebeğinin beslenmesine, uyku düzenine ve dinlenmesine dikkat etmelidir.
25. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğinizin boyu yaklaşık 22 cm ve ağırlığı ise yaklaşık 750 gr.’dır. Bu haftada dopler ultrason ya da steteskop ile doktorunuz bebeğinizin kalp atışlarını duyabilir. Bebeğinizin cinsiyeti ile ilgili değişimler tamamlandı. Erkeklerde testisler skrotum içine yerleşti, kızlarda ise vajina oluştu. Omurga sistemi tüm kemikler, eklemler ve bağlar tam olarak şeklini almış durumdadır. Akciğer ve damar sistemi gelişimini sürdürmektedir.
***
Siz... Rahminiz bu haftada yaklaşık bir futbol topu büyüklüğündedir. Bu durumdan dolayı sırt ve bel ağrılarınızda artma olabilir ve bunlar tamamen normaldir. Yine bu durumdan dolayı diyafram ve midenize bir baskı olacaktır. Mide asidiniz, yukarı doğru ilerleyeceğinden yemek borunuzda özellikle çok yediğinizde bir yanma hissedebilirsiniz.
26. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğinizin boyu yaklaşık 23 cm ve ağırlığı ise 850 gr civarındadır. Bebeğinizin bu aydan sonra göz kapakları açılıp kapanmaya başlıyor. Gözdeki retina tabakası gelişmekte ve tüm tabakaları oluşmaktadır. Bebeğinizin göz rengi oluşmaya başlamakta ve doğduğunda mavi olacaktır. Doğumdan birkaç ay sonrasında ancak son rengini alacaktır. Bu arada akciğer gelişimi devam etmekte ve doğuma kadar sürmektedir.
***
Siz... Gebeliğe bağlı olarak sırt ağrısı, bacak krampları, baş ağrısı ve vücudunuzun alt bölgesinde baskı hissedebilirsiniz. Rahminizdeki ani kasılma ve gevşemeler Barxton_hicks kasılması denilen ağrısız adet krampları gibidir. Rahminiz gerçek doğum ağrıları için önceden çalışma yapmaktadır. Bu dönemlerde erken doğum belirtilerine karşı da duyarlı olmak gerekmektedir. Erken doğum belirtileri arasında da rahimde düzenli aralıklar ile kasılmalar olur. Saatte 4 defa ya da daha fazla olan kasılmalarda doktorunuza başvurun.
27. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğinizin boyu 24 cm, ağırlığı yaklaşık 1000 grama ulaşmıştır. Bu haftadan itibaren erken doğması durumunda yüzde 85 yaşama şansı bulunmaktadır. Yaklaşık 13 hafta sonra doğum için hazır olması gereken bebeğin erken doğumu halinde, zayıf olacak, vücut ısısını koruması için küvezde kalıp sun’î solunum yapılması gerekecektir.
***
Siz... Bu haftalardan itibaren akciğerlerinizin tam olarak hava ile dolamaması nedeniyle solunum sıkıntısı çekebilirsiniz. Yüksek yastıkta uyumayı tercih etmeniz sizi rahatlatabilir. Sık sık nefes almanız neticesinde de bebeğinize yeterli oksijeni veriyorsunuz. Gebeliğin bu dönemlerinde kanınızdaki kolesterol seviyesi artar. Kolesterol, plasenta tarafından üretilen çeşitli gebelik hormonlarına karşı bir blok oluşturur. Fakat kaygılanmaya gerek yoktur.
Bebeğiniz... Bebeğinizin boyu 25 cm, ağırlığı ise yaklaşık 1100 grama ulaşmıştır. Bebeğinizin beyni ve diğer dokuları hızla gelişimine devam etmekte ve saçı uzamaktadır. Bebeğiniz yağ depolamaya başladı. Rahminiz içinde gebeliğin diğer iki ayında bebeğin pozisyon değişimine yeterli oranda yer vardır.
***
Siz... Bu haftadan itibaren gebelikte tansiyonunuzu takip etmelisiniz. Yüksek seyreden tansiyonun bebek ve anne açısından riskli bir durumu vardır. Bacaklarınızdaki kramplar, hemoridler, varisler, cilt kuruluğu, bel, sırt ağrısı, çarpıntı ve hazımsızlık şikayetleri artabilir.
29. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğiniz yaklaşık 26 cm ve ağırlığı 1250 gram civarındadır. Göğüslerdeki süt üretimi dolaylı olarak bebek tarafından da uyarılmaktadır. Erkeklerde böbrek üstünde bulunan adrenal bezler androjen üretmekte, kan dolaşım sistemi ile plesenta da östrojen’e dönüştürülüp prolaktin hormonunun üretilmesini desteklemektedir.
Bu haftada bebeğin bağışıklık sistemi ile ilgili gelişmeler olmaktadır. Bu haftalarda gelişmeye başlayan bağışıklık sistemi doğum sonrasında emzirme ile sütünüzdeki antikorlar yardımı ile güçlenecektir.
***
Siz... Gebelik ile ilgili şikayetleriniz bu dönemde artabilir. Ciltte kuruma normaldir. Karnınızdaki bebeğin büyümesi ile sizin ağrılarınızın artması normal olup doğum sonrası geçecek ağrılardır.
30. Hafta
Bebeğiniz... Bebek bu hafta 27 cm boyunda ve yaklaşık 1400 gram ağırlığındadır. Bebeğinizin ritmik göğüs hareketleri hıçkırık tutmasından kaynaklanmaktadır. Bebeğinizin kilo artışı erken doğma ihtimalinde vücut ısısını korumasına yardımcı olmaktadır. Lanugo adı verilen ipeksi tüyler bebeğinizin cildinde yavaş yavaş kaybolmaya başlıyor. Kemik iliğindeki gelişmeden dolayı kırmızı kan hücreleri üretimi yapılıyor.
***
Siz... Bu dönemlerde sol yanınıza doğru yatmanız büyük damar yapılarınıza yeterli kanın gitmesine yardımcı olacaktır. Bu şekilde uyumakta problem yaşarsanız bacak aranız ve karnınızın altına yastık koymanız faydalı olabilir.
31. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğiniz bu haftada 28 cm boyunda ve yaklaşık 1600 gram ağırlığındadır. Bebeğinizin beyin dokusu gelişimini sürdürmeye devam ediyor. Bebek özellikle bu haftalarda daha hareketlidir. Bunun nedeni ise amniyo sıvısının fazla olmasıdır. 32. haftadan itibaren de bebeğin yeri giderek azalacağından hareketleri de azalacaktır. Bebek hareketleri ile sağlığı arasında önemli bağ vardır. Bebek hareketlerinde azalma hissediyorsanız dinlenin ve karnınız aç ise bir şeyler yiyin.
***
Siz... Karnınızda rahmin kasılmasına bağlı olarak hafif ağrılar hissedebilirsiniz. Ancak bunların süresi uzuyor ve sıklığı artıyor ise erken doğum belirtisi de olabileceğini unutmamak lazımdır. Bebeğin kemik gelişimi de devam ettiği için günlük kalsiyum ihtiyacınız da artmaktadır. Yeteri kadar kalsiyum, demir ve protein almaya özen gösteriniz.
32. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğiniz bu haftada yaklaşık 29 cm boyunda ve yaklaşık 1800 gram ağırlığındadır. Bu haftanın sonlarına doğru bebeğiniz dış dünyadan gelebilecek sinyalleri duyabilmektedir. Karnınızdaki bebeğiniz bacakları bükülmüş, ayakları çapraz, boynu öne doğru bükülmüş bir şekilde durmaktadır. Tüm parmakları açık durmaktadır.
***
Siz... Bu haftadan itibaren doktorunuz ile 2 haftada bir görüşmeniz gerekmektedir. Rahminizin şişmesinden dolayı yeni problemler ortaya çıkacaktır. Bebeğinizin başı aşağıda olmasından dolayı ayakları kaburganıza dayanacak ve bu durum da bir baskı oluşturacaktır. Bu durumdan kaçınabilmek için dik oturmak faydalı olacaktır.
33. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğinizi dış ortamdan koruyan steril bir sıvı olan amniyo sıvısı bu haftadan önceki iki haftaya kadar en yüksek aşamadaydı. Doğum süresine kadar da bu sıvnın miktarı sabit kalacaktır. Bu sıvı bebeğinizin gelişimi açısından çok önemlidir. Bebeğiniz bu sıvıyı yutarak, ya da cildinden emilerek kana geçer. Eksilen sıvı ise bebeğinizin idrar yapmasıyla tamamlanır. Bebeğinizin beyin dokusunun hızlı bir şekilde gelişmesinden dolayı baş ölçüleri de hızlı bir şekilde büyür. Bebeğinizin bu haftalarda cilt altında yağ dokuları depolanmaya devam ettiği için bebeğinizin rengi kırmızı olmaya başlamıştır. Bebeğiniz bu haftalarda çoğunlukla uyuyor olacak ve uyandığı zamanlarda ise sizi dinleyecek, hissedecek ve hareketlendiği zamanlarda ise kısa süreli tekmeler ile kendisini size hatırlatacaktır.
***
Siz... Rahminiz gebelik öncesine göre 500 kat genişlemiştir. Geceleri unutamayacağınız rüyalar görebilir ve sık sık tuvalete gidebilirsiniz.
34. Hafta
Bebeğiniz... Bebeğin boyu 32 cm ve ağırlığı yaklaşık 2250 gramdır. Bebeğinizin saçları sık bir şekilde çıkıyor fakat doğduktan sonraki rengi ve yoğunluğu tahminen aynı kalmayacaktır. Bebeğinizin bu haftadan itibaren solunum hareketleri artacaktır. Çünkü bebeğiniz doğduktan sonraki gerçek solunuma hazırlık yapmaktadır.
***
Siz... Bir anda rahminiz sıkılaşıp rahatladığı Braxton Hicks isimli kasılmalar bu haftalarda düzenli olarak görülerek sıklaşmaya başlamaktadır. Bazı anneler bu sık kasılmaların verdiği acı nedeniyle sinirli olabilir.