Hüzünlü Bir Osmanlı Gelini Bosna
…
Türk Liselerinin Mezuniyet Coşkusu
Asyadan Afrikaya, Uzak Doğu’dan Balkanlar’a oradan Avrupa’ya, Amerika’ya kadar efsane olan Türk okulları Bosna’da da aynı heyecan ve başarıyla eğitim hizmeti veriyor. Rehberimizin ifade ettiğine gore Bosnalılar, Osmanlılara kendilerini savaşmadan bıraktıklarından dolayı kırgınlarmış. “Bizi buralarda unutup gittiler” diye sitem ediyorlarmış. Buradaki Türk okulları adeta unutulmadıklarını gösteren bir vefa nişanesiydi. Bugün Osmanlının torunları birçok ülkede olduğu gibi onlara eğitim hizmeti vermek için gelmişlerdi. Burada diyalog, hoşgörü ve evrensel barış adına her etnik gruptan öğrenci okula kabul ediliyor. Birbiriyle savaşan etnik kökenli bu halklar arasında böylece barış köprüleri oluşturuluyor.
Akşam Türk Liselerinin mezuniyet programını izlemek üzere kapalı spor salonunda yerimizi aldık. Okullar burada açılalı on yıl olmuş. Okul açmak için ilk gelenler savaş devam ederken savaşın kaderini değiştiren o meşhur tünelden zorluklarla geçerek gelmişler. Girişte kendilerinin mücahit gönüllüler olduğunu düşünen Bosnalılara “evet mücahidiz” diyen üç kişiden oluşan Türk grubu Bosnalılar ellerine silah verdiğinde “biz kalem mücahidiyiz” diyerek niyetlerinin okul açmak olduğunu belirtmişler. Yapılan görüşmeler sonrasında okul açmak için imkâlar sağlanmış.
Bu güç şartlarda açılan okul bugün onuncu yılını da kutlamaktaydı. Açılışta çoğunluğunu Boşnak öğrencilerinin oluşturduğu yabancı uyruklu öğrencilerle İstiklal Marşımızı söyledik. Bu okullar Türkiyemizin itibarı ve Dünya’ya açılan önemli bir penceresi olarak büyük görevler üstleniyor. Bosna’da üç ayrı toplum bulunduğu ve bunların aralarında büyük bir savaş olduğu için milli marşlarının sözleri yok. Bu yüzden millî marşları sadece bir ezgiden ibaret. Salonda veliler dışında Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen kalabalık bir topluluk da vardı. Öğrenciler şiirleri ve gösterileriyle izleyenlere duygulu anlar yaşattılar. Özellikle programda yer alan iki gösteri dinleyicileri etkilemişti.
İlkinde Boşnak mezunlardan beş öğrenci sahneye geldi. Her biri İstiklal Marşımızın ilk iki kıtasını sırasıyla ezbere okudular. Şiiri o kadar hissederek okuyorlardı ki o samimiyet bütün salona yayılıyordu. İstiklal marşının sözlerini Bosna’da Boşnak gençlerin dilinden heyecanla dinlerken şiirin sanki onlar için yazılmış olduğunu hissettim. Şiirin sözleri Bosna halkının yaşadıkları ve inandıkları ile bire bir örtüşüyordu. Boşnak gençler de belki bu yüzden biraz da millî marşlarının sözleri olamayışının verdiği ıstırapla bu şiire sahipleniyorlardı. Akif’in ruhu hakikaten o gece şad olmuştur. Gençler jest ve mimikleriyle güçlü sesleriyle şiiri okurlarken salondaki birçok kişi gözyaşlarını tutamıyordu. Daha sonra bu programı değerlendirirken bir çok hocamız hayatında hiç bu kadar hislenmediklerini ifade ettiler. Gezimizde bulunan Türkmenistan’dan Naz Atabay adlı hocamız şiirin güzelliği karşısında duyduğu hayranlığı ifade ederek en kısa zamanda bu şiirin tamamını ezberleyeceğini söyledi.
İzleyenlerin etkilendiği ikinci gösteri ise Boşnak bir kız öğrencinin seslendirdiği “Sen Gelmez Oldun” adlı hasret işleyen bir Azeri parçaydı. Bu öğrenci de pürüzsüz Türkçesi ve güzel sesiyle içten bir şekilde parçayı seslendiriyordu:
“Biz bu sonbaharda buluşacaktık/ Bahar geldi geçti sen gelmez oldun…/ Kulağım kapıda ses vermez oldun/ Aylar geldi geçti sen gelmez oldun …” İzleyenleri bu türkü ile birlikte heyecanlandıran sahnedeki dev sinevizyondan bu okulların açılmasında fikir mimarlığı yapan bugün uzaklarda yaşayan aşina bir çehrenin zaman zaman sonbahar yaprakları arasındaki mahzun duruşuyla ekrana yansımasıydı. Yaşanan duygulu anlardan sonrası mezun gençlerin sevinçleriyle program bitti.
…
Hüseyin ÖZCAN
http://www.yagmurdergisi.com.tr/konu_goster.php?konu_id=1686&yagmur=bolum2&sid=34
|
|
Bosna Hersek Türk Okulları 1 2850x İzlenme Sayısı |
Bosna Hersek Türk Okulları 2 4416x İzlenme Sayısı |
|
|
Bosnalı öğrenciden Sen Gelmez Oldun 7866x İzlenme Sayısı |
|