Kadir Gecesi'ni kendimiz hakkında, nasıl bin aydan hayırlı hale getirebiliriz? AHMED ŞAHİN Kutsal gecelerin en başında Kadir Gecesi'nin geldiğinde şüphe yoktur. Nitekim Hazreti Kur'an'ın ifadesiyle, "Kadir Gecesi, bin aydan hayırlı bir gecedir!
Ancak kendi zatında bin aydan hayırlı olan bu geceyi, biz kendi hakkımızda nasıl bin aydan hayırlı hale getirebiliriz? Bin ay yaşamış gibi bir sevap kazanmaya nasıl vesile kılabiliriz? İşte mesele burada, geceyi kendi hakkımızda da bin aydan hayırlı hale getirebilme meselesinde.
Şayet bu geceyi de sıradan bir gece gibi (günahları terk etme kararı almadan) geçirirsek, elbette sıradan bir gece gibi sonuç alırız, diğer gecelerden farklılık söz konusu olmaz gelecek hayatımızda.. Öyle ise sıradan bir gecelikten çıkaran bir farklılık olmalı, geçmişte yaşadığımız günahlı halleri gelecekte bir daha yaşamama kararı almalıyız Kadir Gecesi'nde..
Böyle mühim bir kararı nasıl alabiliriz bu gecede?
Önce alışageldiğimiz ibadet ve dualarımızı büyük bir heyecanla yapar, bunları tamamladıktan sonra bir köşeye çekilerek geçmişimizi, geleceğimizi düşünmeye başlar, hayatımızın bir muhasebesini yaparız.
-Bugüne gelinceye kadar yaşadığım hayatım tam hedefini bulmuş, gayesine ermiş mi? Vicdanen rahat mıyım yaşadığım hayattan? Yoksa yer yer pişman olduğum yanlışlar yapmış, sürçmelere maruz kalmış mıyım? Şayet böyle yanlışlar yapmışsam bu gece öylesine kesin bir karar almalıyım ki, bin ay yaşasam dahi bu günahlı halleri gelecekte bir daha tekrar etmemeli, tertemiz bir İslami hayat yaşama niyetine bu geceden itibaren karar vermeliyim!.
İşte geçmişteki yanlışları bir daha tekrar etmeme niyetine girmeyi biz, 'Kadir Gecesi'ni kendi hakkında bin aydan hayırlı hale getirme niyeti ve kararı olarak yorumluyoruz. Böyle bir kararla ihya etmiş olduğumuz Kadir Gecesi'nden sonra kalıcı bir İslami hassasiyet kazanmış, daha takvalı bir hayat yaşama niyetine girmiş oluyoruz.
Şayet bu gecede geleceğimize ait daha temiz İslami hayat yaşama niyetine girmez de sadece geceye mahsus ibadetlerle kalırsak, geceden sonra eski günah ve hatalar yine sürüp gider. Geleceğe ait kalıcı bir şey kazanmamış oluruz bin aydan hayırlı bir geceden sonra da. Nitekim öyle de olmaktadır yaşanan umumi hayatta..
Bu sebeple, Kadir Gecesi'nde günahları azaltma, sevapları da çoğaltma kararı alarak nefsimize demeliyiz ki:
-Hayatımın bundan sonraki kısmında şimdiye kadar getirdiğim kötü alışkanlıklarımı birer ikişer terk edecek, iyi alışkanlıklarımı da birer ikişer artırarak daha temiz bir İslami hayat yaşama azim ve aşkında olacağım!.
İşte Kadir Gecesi'nde aldığımız bu, daha günahsız bir İslami hayat yaşama kararıyla gecemizi kendimiz hakkında bin aydan hayırlı hale getirmiş oluruz. Çünkü bu kararla bin ay da yaşasak daha günahsız bir hayat yaşayacaktık. Hadis-i şerifte, müminin niyeti amelinden hayırlıdır, buyrularak, niyetini düzelten mümin, böyle bir ikrama layık görülüyor. Yeter ki, daha temiz bir İslami hayat yaşama niyetine girme kararı alalım Kadir Gecesi'nde..
-Var mısınız günahları terk edip sevapları devam ettirme kararı alarak Kadir Gecesi'ni kendi hakkımızda bin aydan hayırlı hale getirme azim ve niyetine? Unutmayın, böyle bir niyetten sonra tek ay dahi yaşasak, bin ay yaşamış gibi ikram görebiliriz Rabb'imizin yanında. Çünkü bin ayda yaşasak tertemiz bir İslami hayat yaşayacaktık Kadir Gecesi'nde aldığımız bu karar sebebiyle.
İşte bu niyet ve karara biz, 'zatında bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi'ni, kendi hakkımızda da bin aydan hayırlı hale getirme niyet ve kararı' diyor, böyle bilinçli bir niyetle ihya edeceğimiz Kadir Gecesi diliyoruz size, bize, hepimize!. a.sahin@zaman.com.tr
Bu gecenin kadrini bilelim ki, bizim de kadrimiz bilinsin
MUSTAFA AYDIN
Kadir Gecesi’nde tam bir kadirşinaslık hâli hâkimdir. Rabbinden razı olan kul, O’na boyun büküp iltica etmekte, Rabbimiz de bu “kadir biliş”e karşılık ikramlarını sağanak sağanak yağdırmaktadır.
Kadir; değer, kıymet, ölçü ve kudret mânâlarına geliyor. Rabbimiz nasıl ahirette kullarına hikmetinden daha çok kudretiyle muamele edecekse Kadir Gecesi’nde de aynısını yaşayacağız. Bu gecede, her geceyi Kadir bilenlere ve Kadir’i ihya edip hürmet gösterenlere İlâhî varidat dolu dolu gelecek. Bunları elde etmek için, Kadr’in kıymetini bilmek, yağan manevi yağmurla kalbimizi yıkayabilmek için bu geceyi bir altın fırsat olarak bilmek gerekiyor.
Maalesef bu gece herkes için ‘bin aydan hayırlı’ olmayacak. Bu, her geceyi Kadir bilenler ve Kadir gecesini sevip, hürmet gösterip, ihya edenler için geçerli olacak. Siz gidip saklanırsanız, her tarafı sağanak götürse de size bir damlası düşmeyebilir!
Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’ın 27’nci gecesi olduğunda karar kılınmıştır. Hz. Peygamber (sas) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş; ancak “Siz Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız.” (Buhârî, Leyletü’l-Kadir, 3) buyurmuştur.
Namaz, tövbe ve dua
Kadir Gecesi’ni, namaz kılarak, Kur’an-ı Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeliyiz. Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar. Süfyan-ı Sevrî, “Kadir Gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir.” (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313) demiştir.
Neden gizli tutulmuştur?
Allahü Teâlâ hikmeti gereği Kadir Gecesi’ni ve onun dışında daha bazı şeyleri de gizli tutmuştur. Mesela, duanın kabul olduğu saati cuma günü içinde, makbul velisini insanlar içinde, eceli ömür içinde ve kıyametin vaktini de dünya ömrü içinde saklamıştır. Yine en büyük ismi olan İsm-i Azam’ı da diğer ismi içinde gizlemiştir. Bunların gizli tutulmasından maksat müminlerin uyanık, dikkatli ve devamlı Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarını sağlamaktır. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir. Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur: “Kim Kadir Gecesi’ni, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Kadir, 1).
Melekler dünyaya nasıl iner?
Melekler “saf saf/grup grup” inerler. Kadir Sûresi’nde bu iniş anlatılırken, zorluk ifade eden bir fiil kipi kullanılır: “Tenezzelü” yani o kadar çok melek, o kadar ciddi bir arzu ile iner ki, hep birlikte bir yerden geçiyorlarmış gibi bir sıkışıklık ve zorluk yaşanır. Ve bu iniş şafak sökünceye kadar devam eder.
O af ânını yakalayalım
Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin bütününü tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azından teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.
Bin aydan hayırlı Kadir Gecesi, İslam aleminde coşku, sevinç ve gözyaşlarıyla ihya edildi. Ramazan’ın başından beri yükselen manevi neş’e Kadir Gecesi’nde zirveye çıktı. İnsanlar, günahlarının affı için yüce Rabb’imize yakardı.
Kadir Gecesi’nin gündüzünü de ihya etmek gerekiyor. Çünkü Efendimiz (sas) onun faziletinin gecesi gibi büyük olduğunu müjdeliyor. Enes b. Malik’ten (ra) rivayete göre; Peygamberimiz (sas), “Dört gece vardır ki, geceleri gündüzleri, gündüzleri de geceleri gibi (faziletli)dir. O gün ve gecelerde Allah Teâlâ, yağmur ve bereketi bol bol ihsan eder, insanları cehennemden azad eder, çok miktarda ihsanda bulunur. Bunlar; Kadir Gecesi ve sabahı, arefe gecesi ve sabahı, Berat Gecesi ve sabahı, cuma gecesi ve sabahı.” (Kenzu’l-Ummal”, No: 352l4, 12/322) buyurmuşlardır.
Günahlarımız için bol bol dua edeceğimiz bu vakitlerde tövbeler geri çevrilmez. Ancak, tövbemiz “dil işi” değil; kalb işi olmalı. Göz kapaklarımızı titretebilmeli, ruhumuzda ciddi anlamda sıkıntıya yol açabilmeli. Tövbe; Cenab-ı Hakk’ın yoluna dönmek, yapılan hatadan pişman olmak demektir. Dönüp dönüp maalesef aynı hataları yapıyor olmamız bizi “umursuzluğa” itmemeli. “Nasıl olsa affolmam!” gibi şeytan üfürmeleri ruhumuzu teslim almamalı. Rabb’imizin şu beyanı bize müjde olmalı: Son tahlilde “Cürmüm ile geldim Sana (cc) diyeceğimiz Rabb’imizin şu beyanı bizler için müjde ve ümit kapısı olmalı: “Ey iman edenler! Samimî bir tevbe ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabb’iniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamber’i ve O’nunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların önlerinden ve sağlarından nurları aydınlatıp gider de, “Ey Rabb’imiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü sen her şeye kadirsin.” derler.” (Tahrim, 8)
Süleymaniye’de 80 bin hatmin duası için eller semaya kalktı
Süleymaniye Camii, Kur’an-ı Kerim’in indirildiği Kadir Gecesi’nde anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. İstanbul Müftülüğü; Ramazan ayı boyunca cami, Kur’an kursu, öğrenci yurtları ve evlerde yapılan 80 bin hatmin duasını Süleymaniye’de okuttu. Fatih Müftüsü İsmail İpek’in yaptığı duaya binlerce mümin ‘amin’leriyle eşlik etti. Program hakkında bilgi veren İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Ramazan’dan önce başlattıkları hatim seferberliği kapsamında 80 bin hatme ulaştıklarını söyledi. “Okunan hatimler, Ramazan’ın İstanbul’da doya doya yaşandığını gösteriyor.” diyen Çağrıcı, cemaati Kur’an-ı Kerim’le yakınlaştırmaya çalıştıklarını anlattı.
Bu arada, Ramazan’ın son günlerini idrak eden müminler, Kadir Gecesi’nde camilere akın etti. Sultanahmet, Süleymaniye gibi selatin camilerinin avluları iftar vaktine saatler kala doldu. Vatandaşlar, iftarın ardından camilere akın etti. Teravih namazından önce okunan mevlidi dinleyen mü’minler, teravihin ardından dua için ellerini semaya kaldırdı. Bazı camilerde sabah namazına kadar ibadet edilip dualar okundu.
*Rabbim sadrımı şerh eyle... Zarfını aç bu ebede yazılı kalbimin. İşlerimi kolay eyle. Çöz düğümü dilimden. Beni ok(un)ur eyle. Ta ki anla(şılı)r olayım.